Sözleşmeler ve kira ilişkileri
Kamulaştırılan işyerindeki kira kefilimden kalan aylar için para isteniyor; asıl kira bitince kefalet de aynı ölçüde mi etkilenir?
Asıl kira borcu gerçekten sona ermişse, kefilden aynı borcu bağımsız bir borç gibi istemek mümkün değildir. Ancak kira sözleşmesinin bitmesiyle, daha önce doğmuş ve ödenmemiş kira borçlarının bitmesi aynı şey değildir. Önce ev sahibinin istediği tutarın geçmiş dönem kirası mı, gelecekteki aylar mı, zarar mı veya ceza mı olduğunu ayırın.
Kefalet, geçerli asıl borca bağlıdır; asıl borç hangi nedenle sona ererse kefil de o borç bakımından kurtulur. Buna karşılık kamulaştırma kararı alınması, her kira borcunu aynı gün ortadan kaldırmaz. Kullanımın ne zaman sona erdiği ve istenen kalan ayların kiracıdan gerçekten talep edilip edilemeyeceği önce kira ilişkisi içinde belirlenmelidir. Kefil imzası, kiracının hiç borçlu olmadığı gelecek ayları borca dönüştürmez.
Kefaletin kendisini de okuyun. Geçerlilik için yazılı şekil, azami tutar ve tarih gibi şartlar vardır; kanunun aradığı bilgilerin kefilin el yazısıyla belirtilmesi gerekir. Sorumluluk, geçerli kefaletin kapsamı ve azami tutarıyla sınırlıdır. Ayrıca kefili ceza koşulundan sorumlu tutan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür. Bu yüzden kira sözleşmesinde bir ceza yazmasıyla kefilin o cezayı da üstlenmiş sayılmasını birbirine karıştırmayın.
Kefilden ödeme istenirse kira sözleşmesiyle birlikte kefalet metnini, dönem dönem borç hesabını, yapılmış ödemeleri ve boşaltma belgelerini inceleyin. Kefil, asıl borçluya ait kanunen ileri sürebileceği savunmaları göz ardı ederek ödeme yapmamalıdır; bu durum daha sonra kiracıya dönüp para istemesini de etkileyebilir. Asıl borcun durumu, kefaletin geçerliliği ve kapsamı ayrı kontrol edilmeden yalnız “kefilim, ödemeliyim” sonucuna varmayın.