Sözleşmeler ve kira ilişkileri
Kamulaştırılan bahçenin ürününü dalında sattım; tahliye gelince ürünü kimin toplaması ve taşıması gerektiğini ne belirler?
Dalındaki ürünü satmanız, hasadı ve bütün taşıma giderlerini her durumda alıcıya yüklediğiniz anlamına gelmez. Önce neyin satıldığını ve teslimin nasıl kararlaştırıldığını ayırın: Alıcı bahçeye girip ürünü kendisi mi toplayacak, yoksa siz topladıktan sonra belirli yerde mi teslim edeceksiniz? Tahliye, bu anlaşmayı kendiliğinden yeniden yazmaz; ancak kararlaştırılan işi zamanında yapma imkânını etkileyebilir.
Taşınmazdan ayrıldıktan sonra mülkiyeti devredilecek ürünlerin satışı da taşınır satışı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla yalnız “ürün dalında satıldı” demek, bahçenin mülkiyetinin veya kullanım hakkının alıcıya geçtiğini göstermez. Sözleşmedeki hasat yükümlülüğü, bahçeye giriş düzeni, teslim yeri ve teslim tarihi birlikte okunmalıdır. Ürünü toplama işini kimin üstlendiğiyle, toplandıktan sonraki taşıma masrafını kimin ödeyeceği de ayrı konulardır.
Kanunun gider kuralında, aksine anlaşma veya âdet yoksa ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya; devralma ve ürünün teslim yerinden başka yere taşınması giderleri alıcıya bırakılır. Buna karşılık taşıma masrafının alıcıda olması, ürünün her türlü kayıp riskinin de en baştan ona geçtiğini göstermez. Yarar ve hasarın geçişinde teslim, alıcının teslim almada temerrüdü ve alıcının isteğiyle başka yere gönderme gibi durumların ayrı kuralları vardır.
Tahliye tarihini öğrendiğinizde alıcıya yazılı haber verin; hangi ürünün, ne zaman ve kim tarafından toplanabileceğini somutlaştırın. Hasat, yükleme, taşıma ve teslimi ayrı kalemlerle yazılı netleştirin; miktar ve ürünün durumuna ilişkin kayıtları saklayın. Fiilî engel nedeniyle sözleşme yerine getirilemeyecekse bunun borca ve önceden ödenen bedele etkisi ayrıca incelenir. “Kamulaştırma oldu, ürünü artık alıcı düşünsün” demek de bütün masrafları sorgusuz üstlenmek de doğru başlangıç değildir.