Hak arama ve giderim

Vakıf taşınmazının iadesi için tapu davasını bitirdik; AYM’ye gitmeden aynı konuda idari davayı da mutlaka açmış olmamız gerekir mi?

Aynı şikâyeti giderebilecek birden fazla yol bulunması, her durumda hepsini arka arkaya tüketmeniz gerektiği anlamına gelmez. Usulüne uygun kullandığınız yolun gerçekten ihlali inceleme ve giderme imkânı bulunması önemlidir. Buna karşılık etkisiz veya açıkça yanlış bir yolu seçmek, uygun diğer yolu kullanmış sayılmanızı sağlamaz.

Anayasa Mahkemesi, bir cemaat vakfının taşınmaz iadesi talebinde bu ayrımı yapmıştır. Vakıf, idarenin olumsuz kararından sonra tapu iptali ve tescil davası açmıştı. AYM önünde, ayrıca idari dava açılmadığı için başvuru yollarının tüketilmediği ileri sürülmüştü. Mahkeme, hukuk mahkemesinin davayı görevsizlikten değil, talebi inceleyerek reddettiğini dikkate almış; seçilen yolun iade istemi bakımından etkisiz olduğunun söylenemeyeceğini belirtmiştir.

Bu örnek, tapuyla ilgili her uyuşmazlıkta idari davanın gereksiz olduğu kuralı değildir. Ayrı işlemlerden veya farklı zararlardan şikâyet ediyorsanız birine ilişkin dava diğerini kendiliğinden kapsamaz. Aynı sonucu sağlayabilecek alternatif yollarla, farklı şikâyetler için gerekli ayrı yolları ayırın. İade koşullarının bulunduğu da yalnız bu kabul edilebilirlik değerlendirmesiyle kesinleşmez.

İdari başvuruyu, ret kararını, açılan davanın talebini ve nihai kararın gerekçesini birlikte inceleyin. Seçtiğiniz mahkeme neyi karara bağladı; talebi incelemeye yetkisiz olduğunu mu söyledi, yoksa esasını mı değerlendirdi? Bu soruları açıklamadan “bir dava açtık, yeter” sonucuna varmayın. Buradaki içtihat, süresi geçmiş özel iade başvurularına yeni bir başvuru süresi de vermez.

Bu açıklama genel bilgilendirme içindir. Süreler ve başvuru yolları, işlemin türüne ve somut olayın belgelerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Somut olayınıza ilişkin değerlendirme içinİletişim