Yargılama, ödeme ve icra
Keşif tutanağında bilirkişilerden birinin adı yok; raporu imzalaması yeterli mi?
Hayır, rapordaki imza tek başına bilirkişinin keşfe katıldığını ve gerekli incelemeyi bizzat yaptığını kanıtlamaz. Ancak adının keşif tutanağında bulunmaması da hiç katılmadığının her durumda kesin kanıtı değildir; tutanak eksikliğiyle gerçek katılım eksikliğini ayırmak gerekir. Görevlendirme kararı, keşif tutanağı ve rapordaki isim ve imzaları birlikte kontrol edin.
Kamulaştırmada taşınmazın niteliğine uygun en az üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturulması ve kanunda belirtilen uzmanlardan birinin kurulda bulunması zorunludur. Bilirkişi kendisine verilen görevi bizzat yerine getirmeli, başka birine bırakmamalıdır. Dosyada adı eksik görünen kişinin hangi uzmanlık için görevlendirildiğini, keşifte bulunup bulunmadığını ve raporun hangi bölümündeki gözlem veya ölçümü bizzat yaptığını mahkemeden açıklığa kavuşturmasını isteyin.
Gerçekten keşfe katılmayan bilirkişilerin düzenlediği raporun yalnız imzalı olması yeterli değildir. Yargısal incelemede böyle bir raporun hükme esas alınamayacağı kabul edilmiş; aynı dosyada daha önce usulünce keşif yapılarak alınmış uygun rapor esas alınmıştır. Bu yüzden sonuç her dosyada mutlaka baştan yeni keşif değildir: Önce kullanılabilir başka bir yerinde inceleme ve rapor bulunup bulunmadığı, kalan eksikliğin nasıl giderileceği belirlenmelidir. Başkasının eski fotoğraflarını görmek, bizzat yapılması gereken yerinde incelemenin kendiliğinden yerine geçmez.
İtirazınızı sadece “tutanakta ad yok” cümlesiyle sınırlamayın. Hangi kişinin hangi incelemesinin belirsiz olduğunu ve bunun bedelin hangi unsurunu etkilediğini göstererek açıklama ve gerekli tamamlama işlemini isteyin. Gerçekten katılmış kişinin adının kayda geçirilmemesiyle eksik kurulun sonradan imzayla tamamlanması aynı sorun değildir; kaydın düzeltilmesi, yapılmamış çalışmayı yapılmış hâle getirmez.