Yargılama, ödeme ve icra
İdare borca itiraz etti; ilamlı takip kendiliğinden durur mu?
İdarenin yalnız “borca itiraz ediyoruz” demesi, mahkeme ilamına dayalı takibi kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takip ile ilamsız takipteki ödeme emrine itiraz aynı usul değildir. Önce dosyada gerçekten mahkeme ilamına dayalı icra emri mi, yoksa ilamsız takip ödeme emri mi bulunduğunu ayırın.
İlamlı takipte borçlu; zamanaşımı, ödeme veya borcun ertelenmesi gibi kanunda gösterilen nedenlerle icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrinin tebliğinden önceki durumlara dayanan başvuruda kural olarak tebliğden itibaren yedi günlük süre ve kanunun aradığı belge koşulları önemlidir. Tebliğden sonra gerçekleşen ödeme veya erteleme ile sonradan oluşan zamanaşımı için ayrıca düzenleme vardır; her iddiayı tek süreye bağlamayın.
İdarenin başvurusunun örneğini ve icra mahkemesinin verdiği kararı alın. Sadece başvuru yapılmış olmasıyla, mahkemenin takibi veya belirli işlemleri durdurmuş olması farklıdır. Dosyada geçerli bir durdurma kararı varsa kapsamı ve süresi gözetilir; yoksa salt borç itirazının ilamsız takipteki gibi otomatik sonuç doğurduğu kabul edilmez.
Ödeme yapıldığı ileri sürülüyorsa banka kaydını, ödemenin hangi alacağa ait olduğunu ve tarihini hükümdeki borçla karşılaştırın. Gerçekleşmiş ödemeyi yok sayarak ikinci kez tahsil istemeyin; buna karşılık başka parsel veya başka alacak için yapılmış ödemeyi de sizin borcunuzun kapandığına kanıt saymayın. İtirazın adı yerine dayanağını, belgesini ve dosyada alınan kararı esas alın.