Eski tarihli el atmalar
Eski kamulaştırılmış sayılma iddiasına karşı elimde tapu değil uzun zilyetlik var; aynı koşullara mı tabiyim?
Hayır; tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olmakla, tapuda kayıtlı olmayan yerde zilyetliğe dayanmak aynı koşullara bağlanmamıştır. Güncel geçici 20. madde, tapusuz taşınmazın zilyedi veya mirasçısı için fiilî tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmiş olmasını ve fiilî tahsis tarihinden itibaren on yıl geçmemiş olmasını ayrıca arar. Sadece “ailem uzun zamandır kullanıyordu” demek bu koşulları kendiliğinden ispatlamaz.
Önce yerin gerçekten tapuda kayıtlı olup olmadığını ve kamu hizmetine fiilen tahsis edildiği tarihteki hukuki durumunu belirleyin. O tarihten önceki zilyetliğin kimde olduğunu, süresini ve niteliğini gösteren kadastro kayıtları, eski belgeler ve diğer deliller önemlidir. Sonradan geçen uzun yılları, tahsis tarihinde henüz oluşmamış edinme koşullarını kendiliğinden tamamlayan bir süre gibi değerlendirmeyin.
Bu şartları göstermek de bugün mutlaka bedel alınacağı anlamına gelmez. Aynı madde bedel istemini eski kanunun belirlediği süreye bağlar; 12 Ocak 1963 sonrasında taşınmaza bağlı ileri sürülen talepler ile o tarihten sonra açılıp hâlen görülen davalar için ayrıca sınırlama getirir. Zilyetliğe dayanan hak sahipliği sorunu ile talebin tarihine ilişkin engel ayrı ayrı incelenmelidir.
Varsa ilk davanın dilekçesini, açılış kaydını, mirasçılık belgelerini ve tahsis tarihindeki zilyetliği gösteren kayıtları birlikte hazırlayın. Bu özel hüküm, tapulu başka bir kişinin taşınmazında uzun süre bulunmayı otomatik olarak hak sahipliğine dönüştürmez. Taşınmazın niteliği nedeniyle zilyetlikle edinilmeye elverişli olup olmadığı da ayrıca araştırılmalıdır; yalnız kullanım süresinden kesin mülkiyet sonucu çıkarmayın.