İskân ve yer değiştirme
İskân borçlandırmasında eşimden kefil imzası isteniyor; aile hak sahipliği kefalet sayılır mı?
Hayır; iskân dosyasında aile ferdi veya hak sahibi olarak bulunmak, tek başına başkasının borcuna kefil olmak değildir. Önce eşinizden istenen imzanın asıl borçlu, temsilci, kefil ya da başka bir işleme onay sıfatıyla mı alındığını belirleyin. Genel İskân Kanununda borçlandırma aile fertleri veya tek başına iskân edilenler adına yapılır; bu kayıt, ayrı bir kefalet sözleşmesiyle aynı şey değildir.
Gerçekten kefalet isteniyorsa Türk Borçlar Kanununun kefalete ilişkin koşulları ayrıca incelenir. Genel kurala göre kefalet yazılı olmalı; sorumlu olunacak azami miktar ve tarih belirtilmelidir. Kefilin azami tutarı, tarihi ve müteselsil kefalet varsa bu anlama gelen yükümlülüğü kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir. “Sadece aile dosyası için imza” denilmesi belgenin borç sonuçlarını önemsiz hâle getirmez.
Borçlanma senedini, kefalet metnini, kredi veya ödeme planını ve istenen imzanın açıklamasını imzadan önce birlikte okuyun. Kefalet hangi borcu, hangi tutara kadar ve hangi sıfatla güvenceye alıyor, açık olsun. Evli kişilerin kefaletinde eş rızasına ilişkin kural ve kanuni istisnalar da ayrıca değerlendirilir; sırf bir kamu programıyla bağlantılı olması nedeniyle bütün kefalet koşullarının ortadan kalktığını varsaymayın.
İskânı yürüten birimden veya işlemi yapan bankadan neden ayrıca kefalet istendiğini ve dayanağını yazılı açıklamasını isteyin. Aile hak sahipliğine katılım, asıl borcun üstlenilmesi ve ek kişisel teminatın sonuçlarını birbirine karıştırmadan karar verin. Belgeyi incelemeden eşinizin bütün borçlardan zaten kefil olarak sorumlu olduğunu ya da aile üyesi olduğu için hiçbir borç üstlenemeyeceğini söylemek doğru olmaz.