Anlaşma ve teklif
İdare para yerine kendi arsasını vermek istiyor; trampayı kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Kamulaştırma Kanunu’nun 26. maddesine göre para yerine taşınmaz verilmesi, yani trampa, malikin kabulüne bağlıdır. İdare “Nakit ödeyemiyoruz, bu arsayı almak zorundasınız” diyerek sizi trampaya zorlayamaz. Teklifi incelemek veya görüşmeye katılmak da tek başına kabul anlamına gelmez. Trampayı reddetmeniz ise kamulaştırmayı kendiliğinden sona erdirmez; anlaşma sağlanamazsa idare kanuni bedel tespiti ve tescil yoluna başvurabilir.
Trampada verilecek taşınmaz idareye ait olmalı ve kamu hizmetine ayrılmış olmamalıdır. Değeri idarenin ihale komisyonunca, böyle bir komisyon yoksa bu amaçla oluşturulan komisyonca belirlenir. İki taşınmazın bedelleri arasındaki fark nakit olarak karşılanır. İdarenin vereceği taşınmazın değeri, kamulaştırma bedelinin yüzde 120’sini aşamaz. Bu sınır, size otomatik olarak yüzde 20 fazla değer verilmesi veya aradaki farkın bağışlanması demek değildir. Örneğin sizin taşınmazınızın bedeli 1 milyon lira, önerilen arsanın değeri 1 milyon 100 bin lira ise, sırf yüzde 120 sınırının altında kalındığı için 100 bin liralık fark ortadan kalkmaz.
Kabul etmeden önce önerilen arsanın ada ve parselini, tapudaki hak ve kısıtlamaları, imar durumunu, fiilen kullanılabilirliğini, belirlenen değerini ve kimin ne kadar fark ödeyeceğini öğrenin. Büyük bir yüzölçümü tek başına eşdeğer bir teklif demek değildir. Anlaşma tutanağına hangi taşınmazların hangi değerlerle değiştirileceği ve nakit fark açıkça yazılmalıdır. Kamulaştırma Kanunu’nun satın alma usulüyle tamamlanan trampa, sıradan bir ön görüşme sayılmaz; sonradan yalnızca bedeli az bulduğunuz için kamulaştırmaya veya bedele karşı itiraz davası açabileceğinizi varsayarak imza atmayın.