Temsil
Vasi atanmadan önce sağlık durumu bozulan annemin kabul ettiği kamulaştırma bedeli tartışılabilir mi?
Tartışılabilir; ancak annenize daha sonra vasi atanmış olması, daha önce kabul ettiği her bedeli kendiliğinden geçersiz yapmaz. Esas olarak kabul veya devir işlemini yaptığı tarihte, o işlemi anlayıp sonuçlarını değerlendirecek ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı incelenir. Hastalık tanısı, ileri yaş ve sonradan verilen vasi kararı bu incelemeyle aynı şey değildir.
Kanun, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiillerinin kural olarak hukuki sonuç doğurmayacağını düzenler; kanuni ayrık durumlar saklıdır. Ayırt etme gücü olan fakat kısıtlı kişinin izin gerektiren işlemi ise ayrı konudur. Annenizin yalnız fiyat konuşmasına katılmasıyla, bağlayıcı kabul ve devir tutanağı imzalaması da farklıdır. Hangi işlemin hangi tarihte yapıldığını belirleyin.
Yargıtayın kamulaştırma parasının ortak banka hesabına aktarılmasıyla ilgili bir olayında, daha sonra vasi atanan kişinin hesap açılış tarihinde ehliyetinin bulunmadığına ilişkin tıbbi değerlendirme esas alınmıştır. Bankanın sorumluluğu yönünden ise ayrıca araştırma istenmiştir. Bu örnek, geçmiş işlem tarihinin incelenebileceğini gösterir; her hastalıkta anlaşmanın veya bankacılık işleminin otomatik geçersiz olduğu sonucunu vermez.
İmzalı tutanak ve sözleşmeleri, o dönemin muayene ve tedavi kayıtlarını, ilaç bilgilerini, vasi kararını ve ödeme belgelerini birlikte inceletin. İşlem günündeki durumu bilen kişilerin bilgileri de somutlaştırılabilir; tıbbi değerlendirmeyi yalnız aile içi kanaate dayandırmayın. Talebin anlaşmanın etkisine mi, tapu devrine mi yoksa paranın aktarılmasına mı ilişkin olduğunu ayırın. Vasi atanması tek başına bu işlemlere itirazı yapmış sayılmaz; temsil ve gerekli izinler ayrıca tamamlanmalıdır.